İslam ve Batı’da Kadın
01 Ağustos 2005 – 23:00:00
İnsanlık tarihi zalimlerin sayısız zulümleri ile doludur. Kimi mazlumlar tarihin çeşitli zamanlarında zulme tahammül zilletini çiğneyerek ilahi çağrıya “lebbeyk” deyip zalimlere karşı ayaklanmış ve bu uğurda nice zorluk ve sıkıntılara katlanmış, hatta canlarını bile bu uğurda feda etmekten kaçınmamışlardır.
İnsanlığın yarısını oluşturan kadınlar, bu zulümden paylarını almakla kalmamış hatta daha çok zulümlere uğramışlardır. Evrensel cahiliye hep kadın unsurunun olumsuz ya da erkeğe göre zayıf noktalarını ön plana çıkartmış, insan olması itibariyle erkekle paylaştığı ortak noktalardan sürekli kaçınmıştır. Bundan dolayıdır ki kadınlar evrensel cahiliyyenin kendilerine yüklemek istediği onur kırıcı tüm vasıflandırmalara karşı hem mücadele etmiş, aynı zamanda “erkeğin eşi” olduğundan onun çektiği tüm sıkıntılara ortak olmuş, onun yokluğunda aile çekirdeğinin bütün yükünü tek başına omuzlamak zorunda kalmışlardır. İster baba evindeki kız, iste eş konumunda, ister erkek kardeşin bacısı konumunda olsun erkeğe oranla layık olduğu konumda bulunamamış, zayıf, hor, kimi zaman uğursuz, acınacak bir yaratık şeklinde telakki edilmekten kurtulamamıştır. Okumaya Devam »

